Uyku hakkında ilginç bilgiler

uyku hakkında - www.tuhafbilgiler.net
Uykunun insan sağlığı için kritik önemde olduğu defalarca kanıtlandı. Uyku sırasında bütün vücudumuzun yavaşladığını da biliyoruz. Beyin hariç! O dur durak bilmiyor. 7/24 aynı hızda ve aynı şekilde çalışmaya devam ediyor.

UYKUMUZDA KARAR VERİYORUZ

Beyin uyku sırasında gün içinde aldığımız bilgileri işliyor ve uyandığımızda göstereceğimiz davranış kalıplarına hazırlık yapıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, uyku sırasında çalışmaya devam eden bilinçaltı, 'karar alma' mekanizmamızı hızlandırıyor.

ANILARI PEKİŞTİRİYORUZ

Uyku sırasında beyin, o gün yaşadığımız anlara şekil veriyor. Hatta diğer anlarla birleştirip, çocukluk dönemimize kadar uzanan eski hatıralarla arasında bir tür bağ kuruyor. Bu sebeple uyku, öğrenme işlevi için de önemli. Yeni bilgileri pekiştirmek ve sonra dosdoğru hatırlayabilmek için uykuya ihtiyacımız var. Gece uykuya yatmadan hemen önce öğrenilen bilgilerin sabah aklımızda daha çok yer etmesi tam olarak bu yüzden. Ama sınav öncesi 'sabaha kadar çalışma' planı yapmadan iyi düşünün: Uyumazsanız, yeni bilgileri öğrenme kabiliyetiniz yüzde 40 oranında düşer.

EN İYİ FİKİRLER UYKUMUZDA GELİYOR

Uyku, yaratıcılığın en büyük dostu. Bilinçsizce dinlenme hali, yeni fikirler olarak size geri dönüş yapabilir. Uyanık halde aklınıza gelmeyen bir şey, uyurken gelebilir. 2007 yılında Berkeley Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre uyku sırasında beynimiz, birçok farklı olgu arasında ilginç bağlantılar kuruyor; böylece yeni fikirlerle donatılmış halde uyanabiliyoruz.

TOKSİNLERİ TEMİZLER

Uyku sırasında beynimize biraz temizlik yapma fırsatı da tanımış oluyoruz. İlerleyen yaşlarda Alzeheimer ve Parkinson gibi hastalıklara davetiye çıkaran zarar verici moleküller, uyku sırasında beynimizden temizleniyor. Yeteri kadar uyumamak da bu hastalıklara zemin hazırlıyor elbette.

UZUN SÜRELİ YETENEKLERİMİZİ PEKİŞTİRİYORUZ

Araba kullanmak, tenis oynamak, yüzmek, bisiklet sürmek gibi sonradan öğrendiğimiz el becerilerini uyku sırasında iyice pekiştiriyor ve otomatik hale getiriyoruz. Beynimizin 'uzun süreli hafıza' bölümü, REM uykusundayken tetikleniyor.
Devamını oku ...

Birçok Katı Cisim Matken Cam Neden Şeffaftır?

cam neden şeffaftır - tuafbilgiler.net
Her ikisi de katı olduğu, yağmuru ve rüzgârı engellediği halde neden bir pencereyi oluşturan cam şeffafken çerçevesinin yapıldığı malzeme, örneğin tahta, şeffaf değildir?

Işık bir malzemeyle karşılaştığında ya malzemeyle etkileşir ve ışığı oluşturan fotonlar malzemeyi oluşturan atomlar tarafından soğurulur ya da malzemenin içinden herhangi bir değişime uğramadan geçer. Bir fotonun malzemeyle nasıl etkileşeceğini enerjisi belirler ve bu enerji fotonun frekansına bağlıdır. Bir malzemeyi oluşturan atomların elektronları farklı enerji seviyelerinde bulunur ve en düşük enerji seviyesine temel enerji seviyesi denir. Fotonları soğurarak enerji alan elektronlar daha yüksek enerji seviyelerine geçer yani uyarılır. Çok sayıda atomun bir arada olduğu katı maddelerde ise elektronların bulunabileceği çok sayıda farklı enerji seviyesini içeren enerji bantları oluşur. Bu bantlar arasındaki enerji farkı çok büyük olduğunda ışığın enerjisi, elektronun enerji bantları arasında geçiş yapması için yeterli olmayabilir. Örneğin camda bir elektronun uyarılması için gereken enerji görünür ışığın sahip olduğu enerjiden daha yüksektir. Bu nedenle görünür ışık camın içinden etkileşmeden geçer ve cam şeffaf görünür. Ancak enerjisi görünür ışıktan daha yüksek olan daha kısa dalga boylu ışınlar cam tarafından soğurulabilir.

Devamını oku ...

Tuz Suda Nasıl Çözünür?

tuzun suda çözülüşü - tuhafbilgiler.net
Sofra tuzu olarak da bildiğimiz sodyum klorür (NaCl), iyonik bağlı bir bileşiktir. İyonik bileşikler, zıt yüklü iyonların elektrostatik çekim kuvvetiyle birbirlerine bağlanmasıyla oluşur. Sofra tuzundaki artı yüklü sodyum iyonları (Na+) ile eksi yüklü (Cl-) klor iyonları da birbirlerine iyonik bağ ile bağlanır. Bu molekülün kristalleri suda çözünürken, su moleküllerindeki artı yüklü hidrojen atomları (mavi), elektrostatik çekme kuvvetinin etkisiyle eksi yüklü klor atomlarının (yeşil) etrafını sarar. Benzer şekilde, su moleküllerindeki eksi yüklü oksijen atomları (kırmızı) da artı yüklü sodyum iyonlarının (sarı) etrafını sarar. Böylece sodyum ve klor iyonlarının arasına su moleküllerinin girmesiyle, bu iyonlar birbirlerinden ayrılır ve tuz suda çözünür. Ayrılan iyonların çözücünün her tarafına aynı oranda dağılmasıyla homojen bir karışım oluşur. Ancak suya eklenen tuzun miktarı çok fazla olursa, tuzun bir kısmı çözünmez ve çöker.
Devamını oku ...

İstilacı Çekirgeler Zararlı mı?

çekirge - tuhafbilgiler.net
İstilacı çekirgeler ya da istilacı diğer türler genelde girdikleri tüm ekosistemlere çok zarar verirler. Dengeli bir ekosistemde bir türün aşırı çoğalması mümkün değildir. Ancak dışarıdan büyük kitleler halinde göç olduğunda normalde çekirge yiyebilen türler (kuş, böcekçil fareler vb.) istilacı çekirgelerin tümünü tüketemez. Sayıları hızlı ve aşırı şekilde artan çekirgelere karşı mücadele etmek de çok zordur. Ortamda besin kalmadığında ya da ortam koşulları onların yaşayamayacağı bir hal aldığında sayıları azalır ya da yok olurlar. Ülkemize gelen çekirgelerse Afrika’dan, deniz üzerinden göçerek geliyor. Göç nedenleri tam olarak bilinmese de sayılarının aşırı şekilde artması ve bunun yol açtığı yeni beslenme alanları bulma ihtiyacı olduğu tahmin ediliyor.
Devamını oku ...

Güneş Enerjisinin Kaynağı Nedir?

güneş enerjisi
Dünya'daki yaşamın kaynağı olan güneş enerjisi çekirdek tepkimeleri sonucu üretilir. Çekirdek tepkimeleri bir atomun başka bir atoma dönüştüğü süreçlerdir.

Güneş'in kütlesinin %73'ünü hidrojen, %25'ini helyum, geri kalan kısmını ise diğer elementler oluşturuyor. Güneş'te meydana gelen çekirdek tepkimeleri sırasında hidrojen helyuma dönüşür ve bu sırada bir miktar enerji üretilir. Birkaç basamakta gerçekleşen tepkimenin ilk aşaması şudur:

hidrojen + hidrojen → döteryum + nötrino.

Bu çekirdek tepkimesi sırasında iki hidrojen atomu birleşerek bir döteryum (bir proton ve bir nötrondan oluşan bir hidrojen atomu) oluşturur. Bu sırada kütlesiz bir parçacık olan nötrino salınır.

İkinci basamakta bir hidrojen atomu bir döteryum atomu ile birleşerek kararsız (çekirdek tepkimeleriyle başka atomlara dönüşmeye yatkın) bir helyum-3 çekirdeği oluşturur:

döteryum + hidrojen → helyum-3.

Helyum-3, çekirdeğinde sadece bir proton olan bir helyum atomudur. Kararsız iki helyum-3 atomunun birleşmesiyle güneş enerjisinin kaynağı olan çekirdek tepkimeleri tamamlanır:

helyum-3 + helyum-3 → helyum-4 + hidrojen + hidrojen.

Bu tepkime sonucunda oluşan helyum-4, çekirdeğinde iki proton olan kararlı (çekirdek tepkimelerine girmeye karşı isteksiz) bir atomdur. Üç basamakta gerçekleşen çekirdek tepkimeleri şu şekilde özetlenebilir:

4 hidrojen → helyum-4 + 2 nötrino.

Bu süreç sonunda oluşan ürünlerin kütlesi, tepkimeye giren dört hidrojen atomunun kütlesinden daha azdır. Kütledeki bu azalma E = mc2 formülüne göre enerjiye dönüşür. Güneş'te meydana gelen çekirdek tepkimeleri ile her saniye yaklaşık dört milyon ton kütle enerjiye dönüşüyor. Toplam kütlesi yaklaşık 2 x 1030 kilogram olan Güneş'in yaklaşık 5 milyar yıl daha bu şekilde enerji üretmeye devam edeceği düşünülüyor.

Devamını oku ...

İzleyiciler

Blog hakkında

Sevgili çocuklar bu blog ödev sitesi degildir, amacı sadece merak edilen ama çogu kez cevabı bilinmeyen kimi bilgilerin derlemesidir, o nedenle aradıgınız bilgileri detayları ile bulmanız her zaman münkün degildir, bilgiyi sadece ödev amacı ile degil kendinizi geliştirmeniz açısından bir amaç olarak görün ve bu düşünceyle hareket edin. Hepinize iyi okumalar...

Okur takip

ziyaretçi

Son yorumlar